BJKBLOGLAR http://www.bjkbloglar.com/feed en-us http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss Sweetcron pancudaniel@gmail.com Beşiktaş - İ.B.B Erteleme Maçı http://www.bjkbloglar.com/items/view/7263/beikta-bb-erteleme-mac

Yer: İstanbul İnönü StadıSaat: 20.00

]]>
Wed, 10 Mar 2010 20:00:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7263/beikta-bb-erteleme-mac
Beşiktaş - Belediye http://www.bjkbloglar.com/items/view/7302/beikta-belediye

28 Ekim 2007 Beşiktaş - İstanbul Büyükşehir Belediye : 0-022 Mart 2008 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 2-127 Eylül 2008 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-127 Şubat 2009 Beşiktaş - İstanbul Büyükşehir Belediye : 2-17 Ağustos 2009 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-116 Ocak 2010 İstanbul Büyükşehir Belediye - Beşiktaş : 1-0Beşiktaş'ın pozisyona bile giremediği ve kalesinde yaşadığı tehlikelere rağmen beraberlikle sonuçlanan ilk maç ile başladı bu serüven . Sonra şampiyonluk konvoyunun yalan olduğu Olimpiyat'ta görülen ve Bobo'ya verilmesi gereken penaltı yerine kırmızı kartlık mevzusuyla şampiyonluğun yitirilmesi ile devam etti. Ve en sonunda yat yat yat tezahüratlarıyla birlikte ilk galibiyetin görülmesiyle bu günlere gelindi . Ters takımdır Abdullah Avcı'nın takımı . Gençtir , dinamiktir , hırslıdır , mücadelecidir . Bir türlü maçı bırakmaz , sıkıştırır , ne yapar eder puanını alır gider . Akşam da Ernst'in yokluğunda uğraştıracaklardır Beşiktaş'ı diye düşünüyorum . Hem de 11 eksiğine rağmen . Stad bilet fiyatlarındaki indirime rağmen tıklım tıklım olacak mı bu soğukta kaygılıyım . Bu senenin en zayıf halkası Tello'nun isterse fark yaratacağını , yok eğer istemezse olası bir puan kaybının yaşanacağını düşünüyorum . Liderle puan farkının kapanması için en önemli viraj bu , kendi evinde ve kendi seyircisi önünde zorlansa da kendi adıma haneye bir 3 puan ekliyorum . Olması gerektiği gibi ...

]]>
Wed, 10 Mar 2010 11:37:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7302/beikta-belediye
Smoking-Non Smoking http://www.bjkbloglar.com/items/view/7303/smoking-non-smoking

Yine bir İBB maçı yine şampiyonluk maçı için yollarımız kesişti...Yıllar önce skmoking-non smoking diye bir film izlemiştim. Adam bir kişiden ateş ister ve olaylar gelişir filmin ilk yarısında. 2. yarısında ise ateşi bulamaz ve de olaylar tamamen farklı gelişir.Demem oki, sanki bu maç şampiyonluk maçı gibime geliyor. Kazanırsak şampiyon oluruz. Buradan iddia ediyorum: Kazanda blogdaki yazarlara 5er biraları benden.Kaybedersek ise, sezonu kapatmış oluruz...Hadi kartallarım, geçirin şu meşin yuvarlığı çizgiden...

]]>
Wed, 10 Mar 2010 11:21:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7303/smoking-non-smoking
Biraz Da Gülelim... http://www.bjkbloglar.com/items/view/7301/biraz-da-gulelim

milli takım stoperi.son 3 yılda 28 kez a milli takım formasını giymiş bir oyuncu olarak türkiye gibi defans oyuncusu yetiştirme konusunda ciddi sıkıntısı olan bir ülkede bonservis ücreti ödenmeden transfer edilmesi gayet başarılı bir hamledir.anadolu takımları artık gözünü açtı, ortalama oyuncular bile milyon euro fiyatlarla transfer oluyor, sen bir şekilde ülkenin en iyi stoperini elinde olmayan sebeplerle ama iyi bir paraya yurt dışına yollamışsın, ordan aldığın parayı 2 tane vasat türk stopere bağlayacağına vasatın üstünde bir türk oyuncu ve ortalamanın üstünde bir yabancı defans oyuncusu alma şansına sahip olmuşsun, yeme de yanında yat derim, nitekim galatasaray'da aynen böyle yapmıştır.(arise, 22.06.2009 17:24)rijkard'in rahle-i tedrisatından gecerse baltaliginda kurtulacagina inanilan galatasaray'in dogru transferi.(hakiki simovic, 22.06.2009 17:52)beşiktaşlı kardeşlerimizin an itibariyle davul zurnayla halaya yatmasına sebebiyet vermiştir ama ben bir galatasaray aşığı olarak umutluyum bu arkadaştan.. çünkü çok değil, sadece 2 sene önce şu an için en iyi türk stoper olarak nitelendirilen servet çetin'i sivasspor'dan 500 bin $ karşılığında alırken bu sefer de fenerli arkadaşlarımız halaya yatıyordu ''iyi oldu cimbom'a, hem paraları boşa gitti hem kalasın tekini transfer ettiler aman aman'' türküsünü söyleyerek.. haksız da değillerdi, sonuçta çubuklu forma altındaki performansıyla hak ediyordu tüm bunları servet.. hangi cimbomlu kardeşimin içinde bir şüphe yoktu ki servet'in klüp binasında parçalı formayı öptüğü gün? ama gelin görün ki #10763963 no'lu entari ile başlayan macerasında hakkında girilen 10 entryden 8'i olumludur, belki 9'u.. ee noldu şimdi, adam 8 milyon papele fransa'ya gidiyor işte..bu yüzden de ben cam adamın 'kalas adam' gibi kendisini geliştirip galatasarayımızda beyaz bir sayfa açacağına inanıyorum.. milli takım'da babasının hayrına oynayan bi belözoğlu vardı o da kendi ipini kendi çekti, diğer arkadaşlar için çok odun çok kalas çok mal yorumu yapmak pek doğru olmaz zira.. zira mı? zira ne?(muz kokulu, 22.06.2009 17:56 ~ 29.07.2009 16:07)servet gibi bir odunu 500 bin dolara alip, cilalayip, 8 milyon euro'ya marsilya'ya satan takimin, 2 sene sonra orta capli avrupa kluplerinden birine 5-6 milyona kakalayacagi futbolcudur.(muto, 22.06.2009 18:17)galatasaray önümüzdeki sezon rus ya da herhangi bir avrupa takımına bu adamı 4-5 milyon euro bonservisle satarsa kimse şaşırmasın.ne olursa olsun, anadolu kuluplerinin herhangi bir futbolcu için 3-4 milyon eurodan kapıyı açtığı bir sezonda bonservissiz milli takım stoperini almak iyi iştir.(deepfreeze, 22.06.2009 20:49)barcelonada futbol oynatmış bir teknik adamın ellerinde bir nebze şekillenebilir, yontulabilir.(cinnet mustatili, 23.06.2009 10:06)servet ve emre aşık gibi diğer iki büyükte tecrübe kazanmış, leş diye gönderilmiş savunma oyuncularına sihirli değnek değdiren bir takıma geldiğinden kariyeri için ne denli doğru bir hareket yaptığını herkesin göreceği narin stoper, yürekli aslan.(aebriesheem, 24.06.2009 13:45)beklendiğinden iyi sonuçlar verebilecek bir transfer.şöyle ki bendeniz şimdi gösterilen eyvah eyvah tepkilerini servet geldiğinde de gösterdim ayhan geldiğinde de. ikisi de kariyerlerinin en parlak dönemini gs'de yaşadılar . aynı şey gökhan için neden geçerli olmasın. ayrıca diğer bir konu da şu ki özellikle stoper tercihini yerliden kullanacağı aşağı yukarı belli olan klüp mevcut seçenekler arasında en iyilerden biriyle anlaştı bence. sanırım diğeri de ankaralı ediz olacak. hele hele lucas o neil iddiaları doğruysa sağ tarafta geride lucas önünde kewell harikalar yaratabilir kanaatimce .(annarsikhuni, 28.06.2009 15:56

]]>
Wed, 10 Mar 2010 10:53:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7301/biraz-da-gulelim
İyi Ki Doğdun Deli İbo http://www.bjkbloglar.com/items/view/7300/yi-ki-dodun-deli-bo

Kızdığım zamanlar da oldu sana ama o formanın içinde hep aynı azimle koşuyorsun ya topun peşinden diyecek söz bırakmıyorsun işte... 36. yaşın kutlu olsun kaptan. Beşiktaş'ımızdaki onuncu yılın da...

]]>
Wed, 10 Mar 2010 09:29:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7300/yi-ki-dodun-deli-bo
Bana göre bu hafta http://www.bjkbloglar.com/items/view/7295/bana-gore-bu-hafta

Önce yarın;Beşiktaş 4-1 İstanbul B.B.Bursaspor 2-2 KasımpaşaGaziantepspor 2-1 Trabzonspor Gençlerbirliği 4-0 Fenerbahçe Galatasaray 3-1 Ankaragücü Antalyaspor 5-2 Sivasspor Kayserispor 1-1 Eskişehirspor Bursaspor 3-1 Manisaspor Denizlispor 0-3 Beşiktaş İstanbul B.B. 2-0 DiyarbakırsporGeçen haftaki tahminlerden sadece Trabzon maçı tutmuştu. 3-1'lik skor son dakikada gelen iki golle gerçekleşirken, diğer maçlarda tahminlerin hiçbiri tutmadı. Bakalım bu hafta ne olacak.

]]>
Wed, 10 Mar 2010 05:02:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7295/bana-gore-bu-hafta
Duyarsızlık ve Umursamazlık Dizboyu http://www.bjkbloglar.com/items/view/7296/duyarszlk-ve-umursamazlk-dizboyu

Canım ülkemin bir gün geriye döndüğümde elbet bıraktığım gibi olmayacağını biliyordum. Amma ve lakin, bu kadarınıda beklemiyordum.Tabiki dünyanın bir ucunda kimin umurunda olan bir Haiti depremi, bir Şili depremi oldu. Kalan sağlar Haitililerin ve Şilililerin derken, Şiliden bize ucu dokunur bir tek Tello'muz varken, takım arkadaşlarının siyah bant takmamasını yadırgadık hep beraber. Kimimiz dedikki ya maç günü kamptaydılar, haberleri olmamıştır falan diye iyimser olmaya çalıştık, geçiştirdik. Dün oynanan maçta sonuç galatasaray harici diğer bütün takımları sevindirdiysede, maç sonu yaşanan bir olaydan kimse bahsetmedi. Maç öncesinde Elazığ depremi için yapılan saygı duruşu iyiydi güzeldi ama maç sonu çalan oyun havası güne hiç yakışmadı... Biz hep kendimizi kandırıp duralım. Ayrımcılığı her daim yapalım, nasıl olsa o köy bize uzak, o köy bizim köyümüz değil. Sadece bizim başımıza birşey gelince ortalığı birbirine katarcasına yaygara yapalım. Sonrada işte bunlar şöyle böyle diye atıp tutalım. Ah benim güzel ülkem, ah benim güzel insanım, neden iğneyi hi ç kendimize batırmıyoruz? Tamam Diyarbakır kötü, tu kaka ama aynı sey fenerbahçe stadında olunca daha bir medenimi oluyor? Maç öncesi maç sonrası ne farkeder?Iğneyi kendimize batıralım: Tribünümüzde gencecik bir insanın bıçaklanıp öldürüldüğünü ne çabuk unuttuk? Münferit bir olay dedik geçtik. O kişinin canı o maçtan yada silinecek 30 puandan dahamı önemlidir? Illaki 80'lerin Ingilteresi gibi 100'lere varan ölümlü vakalarmı vuku bulmalı ki ders alalım? Neler oluyor bize? Nereye gidiyor bu hal? Bir bilen varmı Allah aşkına? Gazetelere bakıyorsun, anasayfaların yarısı çıplak hatunlarla ilgili haberler, diger yarısı futbol magazin, az birazda o onu kesti, bu buna tecavüz etti haberleri. Herşeyin başına bir Şok Şok Şok safsatası...*********************Tüm bunların arasından sıyrılıp Belediye ile maçımız varmış, Ernst yokmuş yeine kim oynar acaba gibi durumları düşünecek ahval kalmıyor açıkçası. Zaten tüpçü halen başta olduğu sürece hiçbirşey eskisi gibi olmayacak onuda öğrendik artık... Şampiyon olsak bile ne kadar sevinebileceğiz ki?Tanrı yardımcımız olsun...

]]>
Wed, 10 Mar 2010 04:15:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7296/duyarszlk-ve-umursamazlk-dizboyu
Otomobiline Aşık Adamın İlanı http://www.bjkbloglar.com/items/view/7283/otomobiline-ak-adamn-lan

Aracım 1977 model olup 1300 motor hacmine sahip bir yer uçağıdır (Benim gözümde). Model yılının 83 yazdığına bakmayın 83'ten aşağısını bilgisayar kabul etmedi. Onun için öyle yazmak zorunda kaldık.ABS, KlİMA, AIRBAG, AÇILIR TAVAN, ALAŞIM JANT, NAVİGASYYON, YOL BİLGİSAYARI gibi özellikleri yoktur. Fakat, direksiyonu, sigara küllüğü, yaylı koltukları ve çakmaklığı vardır. Açılıp kapanabilen camları ve kapı kolları çalışır durumdadır.Komple orıjınal olan aracımda aranırsa birkaç yerde lokal boya çıkabilir. Hatta iyicene didik didik edilirse komple boyalı olduğu ortaya çıkabilir. Yüzeysel boyaların yanısıra bir kaç küflü bölgeye de rastlanılmıştır.Aracın rengi aslen eflatundur. Fabrika çıkışı ise koyu yeşil ile cırtlak mor arası bir şeydir. Bu boyalar zaten o dönemki renoların orijinal boyalarıydı. Bizim elimize geçtiğinde beyazdı. Biz de daha sonra kanunlara uygun olsun diye ruhsattaki yazan renk olan eflatuna boyattık. Fakat renk seçeneğinde aradım bulamadım. Ona yakın bir renk olan Mor seçeneğinin işaretlemek zorunda kaldık.Çorum kaloriferini 1 yıl önce başka bir araca taktırdığımızdan dolayı şu anda kaloriferi yoktur. Fakat kışın yedek bir aküye bağlı olarak bir elektrikli battaniye iş görebilir. Veya 2.5 litrelik bir kola şişesine sıcak su doldurarak belinize koyabilirsiniz. İmkanlar olmayınca parlak fikirler artıyor haliyle.Tüm bakımları yetkili serviste yapılmamış olup el yordamıyla eş-dost yardımıyla yapılmıştır. Aracın farları vardır. Fakat uzun ve kısa far diye bir şey olmadığı için geceleyin onunla uğraşmadan direk yola yoğunlaşabiliyorsunuz. Ayrıca farları kapalı konumdayken frene basarsanız fren lambalarının yanında farları da çalışmaktadır. Değişik bir özellik. Diğer arabalarda bulamazsınız.Arabayı hiç kilitlemiyorum. Kimse de içine girmedi şimdiye kadar.Çünkü kilitlesem bile bir çaykaşığıyla açılıyor zaten. Bilenler bilir. Anahtar derdi yok. Kaput ve bağaj anahtarsız açılabiliyor. Bu özellik modelli arabaların çoğunda bile yok.Ayrıca şöför mahalinin yanındaki kısımda ayak koyma yerinde yaklaşık 30 cm çapında bir delik vardır. Bu deliği örtmek için bir mukavva ve çuval kullandım. Yazın deliği açarak doğal klima olarak kullanmaktayım. Yakıtı da etkilemediği için gayet ekonomik.Egzozu delindi. Baktım güzel ses çıkarıyor. Hiç ellemedim. Çalışınca havalı bir araba gibi ses çıkarıyor. Başkaları egzozdan ses çıkarmak için bir çok paralar harcıyor. Düdük falan taktırıyorlar. Ben bedavadan yapıyorum bunu.Aracımdan gayet memnunum. Muhayyer bir araçtır. (O da ne demekse bir türlü çözemedim. Osmanlıca özlüğe bile baktım ama işin içinden çıkamadım.) Model yükselteceğimden dolayı satıyorum. Yoksa daha binerdim. 1979 model bir Renault 12 alacağım. bu modeller arası renaultlarla takas yapabilirim.İlanın aslını görmek isteyenler için link burada ...

]]>
Tue, 09 Mar 2010 23:42:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7283/otomobiline-ak-adamn-lan
İki Resim Arasındaki 7 Fark http://www.bjkbloglar.com/items/view/7284/ki-resim-arasndaki-7-fark

............................................................................................Photo by Birol SezginKamil Dizar ve Mehmet Süha Sidal . İstanbul Büyükşehir Belediye ve Kasımpaşa'nın futbol şube sorumluları olurlar kendileri . Bu iki nevi şahsına münhasır kişiliğin bizim için önemi büyük . Çünkü haberci onlar . Sakat ve cezalı durumlarını ve takımlarının önlerindeki maça nasıl hazırlandıklarını kendilerinden öğreniyoruz . Milenyum çağında ulaşamadığımız bilgilere Cuma öğleden sonra yaptıkları basın toplantıları ile kavuşuyoruz . Bizim için onlar bir nevi Fantezi Futbol Kahramanı . Canımız , ciğerimiz hatta İstanbul takımları spor muhabirlerimiz . Daha önce ne yaptılar bilgimiz yok daha yeni tanıdık hatta tanımakla kalmayıp kaşlarından gözlerine , dudaklarından saç tiplerine onları boydan boya ezberledik . Zira tüm spor siteleri aynı fotoğraflarını kullanıyor . Aynı yerde çekilmiş aynı kıyafetleri ile evlerimize , işyerlerimize konuk oluyorlar . Kendi adıma söyleyeyim ; bir Mustafa Denizli'den ya da ne bileyim bir Uğur Meleke'den daha çok görüyorum o nur inmiş suratlarını ve seviyorum Fantezi Futbol minvalinde yaptıklarını . Nacizane karşılaştırma yapmak istedim , sanki sabah akşam aynı kıyafetleri giydiğini sandığımız ve aynı bakış açısıyla donup kaldığına inandığımız bu adamların farklı yönlerine ışık tutayım dedim . Ve son not olarak da bu işin üstadı sevgili Vedat Özdemiroğlu'na fiyakalı bir selam yolladım ...1- İstanbul Belediye Kulüp futbol şube sorumlusu Kamil Dizar kravatlı ve traşlı haliyle ciddi bir belediye üst yönetim kurulu çalışanı izlenimi verirken , Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Süha Sidal özensiz giyimi ve bakımsız dış görünüşü ile Kasımpaşa'da bir kıraathanede okey oynayanların yancısı gibi bir izlenim verir . Sanki her an ''çaylar 5 olduuuu'' diyecek hali vardır ...2- İstanbul Belediye Kulüp futbol şube sorumlusu Kamil Dizar daima eksiklerden dert yanmaya alışmışken , Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Süha Sidal en büyük kazançlarının Yılmaz Vural olduğunu üstüne basa basa söyler .3 - Kamil Dizar için sözlükte ''İstanbul Büyükşehir Belediyespor futbol şube sorumlusu'' yazarken , Mehmet Süha Sidal için ''Kasımpaşa Spor Klubünün atarlı futbol şube sorumlusudur'' yazmaktadır .4 - Kamil Dizar gençliğinde (1968 yılı) Galatasaray genç takımında oynamıştır , Mehmet Süha Sidal ise Galatasaray'ın Stadı Ali Sami Yen'e gecekondu demiştir ...5 - Kamil Dizar ''sakat olan 10 oyuncumuz iyileşse en büyük transferimiz onlar olurlar'' diye aklı selim ve mütevazi açıklamalar yapmayı tercih ederken , Mehmet Süha Sidal ''Şu anda Moritz’i Tabata ile takas etmem , Beşiktaş , Tabata’yı verip Moritz’i istese , vermem” gibisinden tahrik ve kışkırtılmaya açık beyanatları tercih etmektedir .6 - Mehmet Süha Sidal futbolun içinde Ergenekon olduğunu iddia ederken , Kamil Dizar'ın bugüne kadar iddaa bile oynamadığı rivayet edilir ...7 - Kamil Dizar gençliğinde İETT takımında Recep Tayyip Erdoğan ile yanyana oynarken , Mehmet Süha Sidal'in yöneticilik yaptığı Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nın içinde oynamaktadır .Batuhan - YoulaDenizlilerLincolns

]]>
Tue, 09 Mar 2010 23:34:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7284/ki-resim-arasndaki-7-fark
Çok Bir Güzel The Beatles Şarkıları http://www.bjkbloglar.com/items/view/7282/cok-bir-guzel-the-beatles-arklar

En bir güzel x'ler serisine bir süredir ara vermiştim. Sevdiğim The Beatles şarkıları ile devam etmek en iyisi olur diye düşündüm. Ancak bu sefer, klasik olan 25 şarkılık sıralamayı yapamayacağım. İçlerinde numaralandırma yapmak çok güç çünkü. Sevdiğim The Beatles şarkılarının belli başlı olanlarını ufak bilgiler eşliğinde paylaşacağım. Belli başlı olanları dedim, çünkü bu güzel insanların neredeyse 50'ye yakın, sadece hit olan şarkısı var. Ben burada, kendi açımdan en tepede yer alan birkaç şarkıyı ele alacağım.Love Me Do: The Beatles'ın ilk kaydıdır bu şarkı. 1962 senesinde çıkartılan single'dan. Aynı single'daki diğer şarkı ise P.S. I Love You. Birçok The Beatles şarkısı gibi Lennon/McCartney eseridir. Şarkı 1962'de İngiltere listelerinde 17. sıraya kadar yükselmiş. Şarkı daha sonra 1963'de çıkan ilk The Beatles albümü Please Please Me'de de yer almıştır.All My Loving: Paul McCartney tarafından yazılan ve söylenen With The Beatles parçası. 1963 yılından. McCartney bu şarkı için, "bu şarkı önce sözlerini yazdığım ilk eser oldu, o günden bugüne de önce sözleri yazmakta hep zorlandım" demiş vaktiyle. Şarkıyı da tıraş olurken yazdığı söylenir ama bir biyografisinde şarkıyı tur otobüsünde yazdığı belirtilmiş. P.S. I Love You gibi mektup stilinde yazılan bir şarkı. Across the Universe'deki -film olanı- versiyonu da bir hayli güzeldi. Ancak bu şarkıyla ilgili en güzel olay 2002 ABD turu esnasında verdiği bir konserde vuku bulmuş. Şu linkteki videoya tıklayarak ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. The Beatles'ın bazı insanlar için ne ifade ettiğini 1:17'deki abimiz anlatıyor, gözyaşlarıyla.Can't Buy Me Love: 1964'te çıkan single A Hard Day's Night albümünde yer alıyor. Single ilk olarak ABD'de çıkmış. British Invasion'ın Amerika'yı sarmaya başladığı zamanlar yani. Lennon/McCartney eseri. Paul McCartney, Wikipedia'dan aldığımız bilgiye göre, şarkı için "şarkının arkasındaki ana fikir, tüm materyal varlıkların/mülklerin güzel olduğunu ama bunların bize istediğimiz şeyi alamayacağını anlatmaktı" demiş. Şarkı ABD ve İngiltere listelerinde, tabii ki, haftalarca 1 numarada yer almış.You've Got To Hide Your Love Away: John Lennon imzalı Help! albümü şarkısı. Sene 1965. Vokalde yine Lennon var. Şarkıdaki Bob Dylan etkisi göze çarptığında, Paul McCartney "şarkı, esasen, Lennon'ın Bob Dylan'lık yapması idi" şeklinde bir açıklama yapmış. Cover manyağı yapılmış bir şarkıdır. Şarkıyı coverlayanlar arasında kimler var mı dersiniz? Joe Cocker, Chris Cornell, U2, Elvis Costello, Travis, The Beach Boys... Ancak tüm cover çalışmalar içerisinde iki tanesinin yeri ayrıdır. Birincisi Eddie Vedder yorumu, diğeri ise Noel Gallagher vokali ile Oasis yorumu. I've Just Seen A Face: Paul McCartney, melodik besteleri ile ünlüdür. Yaptığı tüm şarkılar içerisinde en melodik olanı ise bu şarkı olabilir. Sözleri McCartney'e ait olan ve yine kendisi tarafından söylenen Help! albümü eseri. Bir The Beatles saygı duruşu olan Across The Universe'ün en güzel sahnelerinden birinde de yine bu şarkı kullanılmıştır. Şuraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Filmi izlememiş olanlar için de pek spoiler sayılmaz.Girl: 1965 çıkışlı Rubber Soul'un güzel olduğu kadar deneysel şarkısı. John Lennon imzalı. Vokalde yine kendisi var. Şarkıya dair meşhur olan iki anektod mevcut; birincisi nakarat esnasında backvokalde bulunan ekip üyeleri "dit-dit-dit" olan kısmı, şaka maksatlı "tit-tit-tit-tit" şeklinde söylerler. Tit'in anlamını burada açıklamaya gerek yok sanırım. Bir diğer anektod da şudur ki, şarkı esnasındaki iç çekişler, ot içme merasimine bir saygı duruşu anlamını taşıyormuş. Saygı duruşu ağır oldu gerçi, gönderme diyelim. Öte yandan sözleri bir hayli güzeldir şarkının. Huzurludur ama hüzünlüdür de. Across the Universe isimli güzide filmimiz de bu şarkıyla açılır.Yellow Submarine: Paul McCartney ve John Lennon'ın yazdığı sözler McCartney tarafından bestelenir, şarkı Ringo Starr tarafından okunur. İşte size Eleanor Rigby single'ında da yer alan, güzel bir Revolver şarkısı. Ringo'nun sesi gayet oturmuş şarkıya. Zaten, McCartney de şarkıyı Ringo'nun söylemesi için yazmış. Favori grubum olan Oasis'in, Supersonic'de yaptığı "ustalara saygı" göndermesini de unutmayalım: "Can i ride with you in your b.m.w; you can sail with me in my yellow submarine."With A Little Help From My Friends: Lennon ve McCartney tarafından yazılıp, Ringo tarafından söylenen şarkılardan biri daha. The Beatles'ın kariyer zirvesi olan Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band albümün 2. şarkısı. Sene1967. Şarkı, Yellow Submarine'de olduğu gibi özel olarak Ringo'nun söylemesi için hazırlanmış. A Little Help From My Friends şeklinde de geçer.While My Guitar Gently Weeps: Her ne kadar John Lennon'ı bir hayli sevsek de, benim için George Harrison'ın yeri her zaman bambaşka olmuştur. Vaktiyle doğu felsefesine, doğu kültürüne ilgi duyan; yeri geldiğinde Bangladeş için yardım konseri de düzenleyecek olan George Harrison'ın 1968 yılında yazdığı bu şaheser, gelmiş geçmiş en iyi şarkılar arasında yer alır. Şarkının vokalinde de yine Harrison vardır. The Beatles albümünde yer alır, yani bilinen adıyla The White Album. Şarkıda "ağlama" işlevini yerine getiren gitarı ise, o zamanlar pek bilinmeyen bir gitarist, Eric Clapton çalmıştır. Hani şu sonradan, yakın arkadaşı olan Harrison'ın karısına aşık olup Layla'yı yazan Clapton. Riffleri, solosu, sözleri ve vokali ile harikualde olan bu şarkıyı birçok gitarist ve grup da ayırca yorumlamıştır. Toto, Vinnie Moore, Jeff Healey, Paul Gilbert, Prince, Martin Luther McCoy... bunlardan bazıları. Müzikal olarak değerlendirildiğinde bana göre en "iyi" The Beatles şarkısıdır.Something: George Harrison'dan devam ediyoruz. Bir başka üst düzey The Beatles şarkısı daha, tesadüf değildir ki Harrison'ın elinden çıkmış. Abbey Road albümünden, sene 1969. Frank Sinatra bu şarkıyı vaktiyle son 50 yılın en iyi aşk şarkısı ilan etmiş. Daha sonra kendisi de söylemiş zaten. Şarkının bass line'ı özellikle harikadır. Paul McCartney iyi iş çıkarmıştır yani. Ancak, ekşi'de Harrison'ın, McCartney'nin çaldığı bass'tan nefret ettiğine dair bir şeyler okudum. Okuduğum günden beri doğru olmamasını umuyorum. Şarkı, Yesterday'den sonra en çok coverlanan ikinci The Beatles eseridir. Şarkıyı yorumlayanlar arasında Elvis Presley, James Brown, Julio Iglesias, Joe Cocker, Radiohead gibi isimler/gruplar da mevcut.I Want You (She's So Heavy): Bir Lennon bestesi. Vokalde de bittabii Lennon var. Ben bu şarkıyı, müzik tarihi açısından bir dönüm noktası olarak görüyorum. Yeryüzünde yapılmış en deneysel şarkı dahi olabilir hatta. Temelde aynı şarkının iki ayrı bölümü bir arada söyleniyor. İlk bölümde "blues" sounda yakın bir durum hakim iken, ikincisinde ortam daha "kaotik" hale geliyor. Sanırım o bölümü hard rock'a, hatta black metal'in ilk örneğine dahi yorabiliriz. Şarkıyı bütün olarak ele aldığımızda ise şunu söyleyebilirim ki, bugün progressive müzik tarzından bahsedebiliyorsak onu bu şarkıya borçluyuz.Here Comes The Sun: Bir başka George Harrison güzelliği daha. Yine Abbey Road albümünden. Bu albümden birkaç şarkıyı buraya koymamdan da anlaşılacağı gibi, bana göre The Beatles'ın en iyi albümüdür bu 1969 çıkışlı müzikal materyal. 1969 yılında zor zamanlar geçiren George Harrison'ın -ki bu zamanlar içinde marijuana bulundurmaktan dolayı tutuklanmak da var- bu zor zamanları atlatmasını takiben yazdığı sözler, günün herhangi bir saatinde, herhangi bir ruh halindeyken bile beni o tebessüm haline sokabiliyor. Pozitivizm bir gerçek olarak ortada ise eğer, o da bu şarkıda bulmuştur kendini. Birçok cover arasında en dikkat çekeni Bon Jovi'nin yaptığı olsa gerek.Oh! Darling: Abbey Road'un 4. şarkısı. McCartney imzası taşıyor. Paul bu şarkının kayıtlarından önce 1 hafta kadar stüdyoya gidip çalışmış. Çünkü sesinin bu şarkı için fazla "temiz" olduğunu düşünmüş. Ve sesine daha sert bir hava katması gerektiğine inanmış. Lennon ise sonraları şarkı için "Paul'ün yazdığı en güzel şarkılardan biriydi ama ben söylesem daha iyi olurdu. Ama o yazdı, o söyleyecekti tabii" şeklinde bir açıklama yapmış. Lennon söylese nasıl olurdu bilmiyorum ama Paul McCartney de fena söylememiş. İlginç riffleri vardır şarkının. Çoğu The Beatles hayranı en iyiler arasında göstermez, ancak ben bir hayli severim.Across the Universe: Stüdyo albümü olarak Let It Be'de yer alsa da, önce Wildlife yararına yapılan Noone's Gonna Change Our World albümünde ve daha sonra Past Masters'da yer alan versiyonunu dinlemeyi tercih ederim. Aynı isimli filme dair referanslar verdik. Lennon'ın şarkı yazmadaki becerisini kullandığı şahanelerden biridir bu. "Jai Guru Deva Om" olarak geçen, Sanksritçe sözle ironideki becerisini tüm dünyaya ispatlamıştır Lennon. "Sen ki uluların ulususun, anladık ama ben almayayım; hiçbir şey benim dünyamı değiştirmeyecek" demektedir aşağı yukarı. John Lennon'ın vokali de ayrıca baya başarılıdır.Let It Be: The Beatles severler tarafından yeterince takdir görmeyen albümün aynı isimli şarkısı. Sene 1970. The Beatles'ın dağılma dönemlerinde, grup üyeleri arasındaki gerginlikler tavan yapmışken Paul McCartney rüyasında annesini görür. 14 yaşında kaybettiği annesi rüyasında kendisine "bırak olsun, kendini hırpalama" demiştir. Bu rüyadan çok etkilenen Paul McCartney de bu şarkıyı yapar. The Beatles'ın o dönemki ruh halini fazlasıyla yansıtır. Birçok kaynak gelmiş geçmiş en iyi şarkı seçmişti bu McCartney eserini. O kadar da değildir tabii.She Loves You: Tarih sırasını burada bozup, albümlerde yer verilmeyen single'lardan/B-Side'lardan olan 2 şarkıyı da ele alarak bitireceğim. Bunlardan ilki She Loves You. En "iyi" The Beatles şarkısı için While My Guitar Gently Weeps demiş olabilirim ancak en sevdiğim The Beatles şarkısı kesinlikle bu şarkıdır. Single olarak çıktıktan sonra listeleri altüst etmiş bir Liverpool marşıdır bu. Şu sıra varlığı tehlikede olan BBC radyoları, geçtiğimiz sene yaptığı açıklamada bu şarkının bugüne kadar en çok satan The Beatles single'ı olduğunu belirtmiş. Bir küçük anektod da şu: Şarkıdaki "yeah yeah yeah" kısmı, dönemin muhafazakar İngiltere'sinde "sakıncalı" görülmüş.Hey Jude: 1968 yılında eşiyle boşanma aşamasına gelen John Lennon'ın oğlu Julian'ı "rahatlatmak" amacıyla Paul McCartney tarafından yazılan, uzun, The Beatles şaheseri. Bu şarkıyı her dinledikçe Lennon'ın oğlu Jules için, en azından o zamanki hali için, iç geçiririm. Paul McCartney adında bir "amcan" var ve senin için böyle bir şarkı yapıyor. Ve Paul McCartney bu şarkıyı Julian ve annesi Cynthia'yı ziyarete gittiği sırada arabada yazıyor. Harikulade bir durum olsa gerek. Önce Hey Jules olarak yazılan şarkı daha sonra Jude haline getirilmiş. Boğazımı düğümleyen The Beatles şarkılarının başında gelir. Özellikle, "Hey Jude, refrain; don't carry the world upon your shoulder" kısmı bambaşkadır. Ailesi koyu bir The Beatles hayranı olan Jude Law'ın isminin de bu şarkıdan geldiğini hatırlatalım.Evet, bunun gibi daha nice şahane şarkılara sahip olan bu tarihi grubun, kendi açımdan "başka" olan şarkıları bunlar. Haddimi bilerek, naçizane ufak bilgiler eşliğinde bu şarkıların ehemmiyetini anlatmaya çalıştım. Eğer, "hacı bunlar iyi de şu şarkı da var" diye geçiriyorsanız içinizden, yorumlarda sizin için özel ve güzel olan şarkıları belirtebilirsiniz. Güzel olur, şukela olur. Herkese müzik dolu günler dileyerek TRT spikeri-vari bir kapanış yapar ve eklerim:Unutmayın, her şey The Beatles ile başladı.

]]>
Tue, 09 Mar 2010 23:01:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7282/cok-bir-guzel-the-beatles-arklar
Muhammed Demirci http://www.bjkbloglar.com/items/view/7281/muhammed-demirci

Muhammed DemirciBeşiktaş'ın Maradona lakaplı 15 yaşındaki Muhammed Demirci bundan 4 sene önce oynadığı lig maçında şov yapan görüntüleri televizyonlarda yayınlanınca bir anda gündeme oturdu. Daha önce İstanbul amatör küme takımlarından Gençlerbirlıği'nin başkanı Seyit Ateş tarafından Beşiktaş'a bedelsiz olarak getirilen Muhammed'in, F.Bahçe'nin kapısından da döndüğü biliniyor . Ağrı'da doğan ve ailesinin İstanbul'a göçüyle yeni yaşamına adım atan minik Muhammed'in öyküsü ise çok ilginç .Fakir bir ailenin 5 kardeşinden biri olan Muhammed Demirci'nin şansı Beşiktaş camiasının sevilen isimlerinden Seyit Ateş'i tanıdıktan sonra döndü. Gaziosmanpaşa'da bir göz odalı evinde zor bir yaşam sürdüren Muhammed'in ailesine yardım için gelen Ateş anne Demirci'nin "Muhammed'in aklı fikri topta. Buna bir çare bulun. Sizi çok seviyor" sözleri üzerine minik Maradona'yı kendi kulübü Gençlerbirliği'nin minik takımına götürdü. Bundan sonrasını Muhammed'i keşfeden Seyit Ateş'e sözü bırakıyoruz :"Daha ilk idmanda onun dünyanın en büyük yıldızlarından biri olacağını gördüm. Daha önce böyle bir minik oyuncu hiç görmemiştim. O dönem BJK TV'de çıktığım bir programda Muhammed'in dünya yıldızları arasına gireceğini ve Avrupa'yı peşinden koşturacağını söyledim. O dönem Beşiktaş altyapı komitesindeki bazı arkadaşlar benimle alay etti. Ama Marmaris'te düzenlenen bir turnuvada, F.Bahçe'nin Hollandalı altyapı hocası da Muhammed'i ilk gördüğü an hayran kaldı ve hemen başkan Aziz Yıldırım'a rapor etti . Aziz başkan beni arayarak çocukla tanışmak istediğini söyledi. Görüşmede İlhan Ekşioğlu, Tahir Perek, Vedat Olcay ve Serkan Acar da vardı. Aziz bey hemen anlaşmak istediklerini söyledi. Bonservisine 100 milyar lira, çocuğa da aylık 2.5 milyar lira verdiler. Yalnız biz 2 yıllık özel bir anlaşma istedik. Daha sonra Muhammed'in G.Birliği'ne dönmesi konusunda kolaylık gösterilmesi yönünde bir madde koydurduk. Ancak Aziz başkan bunu kabul etmeyerek 'Sen elini bu çocuğun üzerinden çek. Bu kapıdan çıkarsanız bir daha F.Bahçe'ye dönemezsiniz' dedi . Ondan sonra da zaten çok sevdiğim Beşiktaş'a bedelsiz olarak verdim."Mart ayında takımla sözleşme imzalayan Demirci basına tanıtıldı. 2008 yılında bir çok yabancı kulübün kendisine talip olunduğu söylendi. Bu kulüpler arasında Juventus , Chelsea ve West Ham United vardı. Barcelona tarafından da denendi. 2006'da Beşiktaş minik takımda forma giymeye başladı. Boyunun yaşına göre kısa kalması yüzünden ilaç tedavisi gördü ve başarılı oldu. 2008-2009 sezonunda U14 takımında forma giydi. Şampiyon olan takımda yer alan Muhammed, final maçında da 2 gol attı. 2009-2010 sezonu ile birlikte Beşiktaş'ın U15 takımında forma giymeye başladı. Oynadığı 12 maçta 9 golü bulunmakta. Beşiktaş ile Federasyondan alınan özel izinle 10 yıllık sözleşme yapıldı. Mart 2010'da A2 takımı ile antramanlara çıkmaya başladı. Fotoğraf dün itibariyle çekildi . Muhammed 'in üstün yetenekli bir futbolcu olduğunu vurgulayan Beşiktaş Sinan Vardar, "A2 takımında kendisinden 5-6 yaş büyük oyuncularla neler yapabileceğini görmek istedik. Üstün yetenekleriyle bu açığı kapatabilecek mi, göreceğiz. Bir süre deneyip kendisi hakkında gereken değerlendirmeleri yapacağız. Barcelona nasıl Messi'yi yetiştirdiyse aynı modelle biz de Muhammed 'i A takıma hazırlayacağız. O Beşiktaş'ın Messi'si olacak" ifadesini kullandı. Beşiktaş A2 takımını çalıştıran Sarp Yiğit ise "Yabancılık çekmiyor. Bazı maçlarda görev verebiliriz" dedi. Muhammed Demirci 'nin örnek aldığı isimler Ronaldinho ve Sergen Yalçın'dır. Gol sevinçlerinde saha kenarına koşarken yaptığı burnunu silme hareketi şimdiden konuşuluyor ve aylık 3000 euro kazandığı söyleniyor ...

]]>
Tue, 09 Mar 2010 22:45:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7281/muhammed-demirci
ESES - GS http://www.bjkbloglar.com/items/view/7289/eses-gs

Yönetim uyuma taraftarın dışarda!Sığamadık dün stada, içeri girenler sıkıştı da sıkıştı, merdivenlerde tek bir boşluk yoktu maç başladığında. Biletiyle, kombinesiyle dışarıda kalanlar oldu. Kızmasınlar kulübe! Girememeleri kulübün suçu değil tamamen zaten öncelikle bunu bilmeleri lazım. Burada şu veya bu sorumlu demek de doğru değil ama asıl sorumluları bir an önce dizginlemek lazım. Küsmek yok, bu maçta dışarıda olmak bile güzeldi zaten!Dünkü maç için taraftarla ilgili bir şey yazmaya çizmeye gerek yok. Yıllardan sonra sonunda taraftarın büyüklüğünü kabullenebildi İstanbul Medyası. Hayret! İstanbul çocukları ya da öyle olduklarını sananlar hala kabullenmek istemeselerde. Oturup maçı izlemek isteyen için her ne kadar monoton bir maç olsa da bizim için son yılların en iyi tribünüyle gelen galibiyet o kadar muhteşemdi işte!Bir tabir vardı, eskiden! sadece İstanbul takımlarına ait olan. Kötü oynasa da kazanmasını biliyor derlerdi. Dün GS vasatın altında hatta kötü futbol oynadı, ESES ise vasat bir görüntü çizdi. Galip gelen kim olursa böyle denecekti zaten ama artık nasıl oynarsa oynasın iç sahada kazanmayı bilen bir takıma sahibiz. Bu maçın en önemli sonucu bu olsa gerek. Dışarıda da bunu kazandığımız zaman beraberlikler yerine galibiyetleri göreceğiz.Her neyse, GS'liler sanmasın ki biz galibiyete çok çok seviniyoruz. Biz önce bu taraftarın her gün daha da "büyük taraftar" kıvamına gelmesine sonra da medyanızı ele geçirmeye başladığımıza seviniyoruz. Elden ne gelir, gelen galibiyet de tatlının kaymağı oldu bizim için, hem de ne güzel oldu!*esesim.blogspot.com'da yayınlanmıştır.

]]>
Tue, 09 Mar 2010 22:34:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7289/eses-gs
18.Hafta (Erteleme Maçı) | BEŞİKTAŞ - İstanbul BŞB http://www.bjkbloglar.com/items/view/7280/18hafta-erteleme-mac-bekta-stanbul-bb

BEŞİKTAŞ - İstanbul BŞBTarih: 10 Mart 2010Saat: 20:00Stad: BJK İnönüHakem: Yunus Yıldırım Şurada yazmıştım bu maç hakkında ama o gün oynanamadı maç bilindiği gibi. O zaman hoşuma gitmemişti bu durum ama şu an düşününce iyi olmuş diyorum. Yarın ki maç ile 10 günlük hasret bitecek yoksa Pazartesi'ye kadar beklememiz gerekecekti...Rakip bize her daim ters gelen, lige çıktığından beri oynadığımız 5 maçta sadece 1 kez yenebildiğimiz İstanbul BŞB. Sorsalar en sevmediğimiz takım sanırım belli başlı 3-4 takımdan sonra direkt İstanbul BŞB çıkar. 90 dakika yere yatıp kalkmayan, oyunu çirkinleştirmekten kaçınmayan oyuncular topluluğu ve her BEŞİKTAŞ maç sonrası boş boş konuşan bir teknik direktör. Kim sever ki bu tür takımları?Ancak kaderin cilvesine bakın ki bu kadar sevgiyle (!) andığımız bir takım ile sezonun en önemli maçlarından birinde karşılaşıyoruz. Şampiyonluktan bahsetmek istiyorsak kazanmamız lazım. Kazanmamk için de iyi de bir kadroyla sahaya çıkmamız lazım. Mesela Ernst'in yokluğunda Uğur'u değil de, Necip'i görmemiz lazım. Ve sinir sistemimizin sağlığı için maça iyi başlayıp, golü erken bulmamız lazım. Yoksa...Allah yarın hepimize sabır versin... SALDIR BEŞİKTAŞIM!Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs İstanbul BŞB - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 1.hafta / İstanbul BŞB 1-1 BEŞİKTAŞ

]]>
Tue, 09 Mar 2010 22:29:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7280/18hafta-erteleme-mac-bekta-stanbul-bb
http://www.bjkbloglar.com/items/view/7293/

9 Mart 2010 Salı21:45 Fiorentina - B.Munih / Euro Futbol21:45 Sunderland - Bolton / Spormax10 Mart 2010 Çarşamba12:30 P.Steelers - S.Hiroshima / Eurosport 216:00 Kasımpaşa - Bursaspor / Lig Tv20:00 Beşiktaş - İstanbul BB / Lig Tv21:45 Man.Utd - Milan / Star Tv21:45 Real Madrid - Lyon / Futbol Smart21:45 Burnley - Stoke City / Spormax11 Mart 2010 Perşembe20:00 Rubin Kazan - Wolfsburg / Star Tv20:00 Lille - Liverpool / Euro Futbol20:00 A.Madrid - Sporting / Futbol Smart22:05 Valencia - W.Bremen / Futbol Smart22:05 Juventus - Fulham / Euro Futbol12 Mart 2010 Cuma20:00 Gaziantep - Trabzonspor / Lig Tv21:30 Schalke - Stuttgart / Trt 321:45 Catania - İnter / Ntv Spor13 Mart 2010 Cumartesi09:00 Nagoya - Kawasaki / Eurosport 213:30 Boluspor - Altay / D Spor14:45 Tottenham - Blackburn / Spormax16:00 M'Gladbach - Wolfsburg / Trt 317:00 Chelsea - West Ham / Spormax19:00 Gençlerbirliği - Fenerbahçe / Lig Tv19:30 Hull City - Arsenal / Spormax22:00 Lyon - Saint Etienne / Kanal A14 Mart 2010 Pazar13:00 Rubin Kazan - L.Moskova / Sporx Tv13:30 Rizespor - Ç.Dardanelspor / D Spor15:00 Bursaspor - Manisaspor / Lig Tv15:30 Man.Utd - Fulham / Spormax16:00 Juventus - Siena / Ntv Spor16:00 Hoffenheim - W.Bremen / Trt 318:00 Lille - Grenoble / Kanal A18:00 Sunderland - Man.City / Spormax18:30 Leverkusen - Hamburg / Trt 319:00 Galatasaray - Ankaragücü / Lig Tv20:00 Barcelona - Valencia / Ntv21:45 Milan - Chievo / Ntv Spor22:00 Toulouse - Marseille / Kanal A22:00 Santos - Palmeiras / Spormax15 Mart 2010 Pazartesi20:00 Samsunspor - Bucaspor / D Spor20:00 Denizlispor - Beşiktaş / Lig Tv22:00 Liverpool - Portsmouth / SpormaxKaynak: Tribün Dergi

]]>
Tue, 09 Mar 2010 22:13:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7293/
24. Hafta Sonuçları http://www.bjkbloglar.com/items/view/7294/24-hafta-sonuclar

Beşiktaş 3 - 0 AnkarasporSivasspor 0 - 1 İstanbul BBKasımpaşa 2 - 2 KayserisporDiyarbakırspor E - E BursasporTrabzonspor 3 - 1 GençlerbirliğiAnkaragücü 0 - 0 GaziantepsporManisaspor 0 - 0 DenizlisporFenerbahçe 1 - 0 AntalyasporEskişehirspor 2 - 1 Galatasaray

]]>
Tue, 09 Mar 2010 22:11:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7294/24-hafta-sonuclar
Kasımpaşa'ya Patladık; 2-4 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7279/kasmpaaya-patladk-2-4

Bir süredir gol problemi çekiyor ve hücumda kısır bir performans sergiliyorduk. Bugün nihayet Kasımpaşa'ya patlamışız. 4 gollü, güzel bir deplasman galibiyeti olmuş. Batuhan'ın oynayıp gol atması da ayrı bir güzel. Diğer goller Tevfik Doğukan, Ali Kuçik ve Ömer Karancı'dan.Bu maçla birlikte ligin 3.devresi de bitmiş oldu. Galatasaray'ın Kocaelispor'a karşı aldığı sürpriz sayılabilecek beraberlikle bu devreyi 2 puan önde kapamamız gerekirken 21.haftada oynanan Boluspor maçından aldığımız hükmen yenilgi nedeniyle bu devreyi ikinci sırada bitirdik...4. ve son devreye ise Galatasaray deplasmanında başlayacağız, maç 17 Mart'ta oynanacak.# Takım Maç Puan Averaj1- Galatasaray 24 maç 53 puan +322- BEŞİKTAŞ 24 maç 52 puan +323- Fenerbahçe 24 maç 43 puan +144- Bursaspor 24 maç 37 puan +75- İstanbul BŞB 23 maç 30 puan +36- Kartalspor 23 maç 28 puan -177- Boluspor 24 maç 21 puan -188- Kasımpaşa 24 maç 16 puan -279- Kocaelispor 24 maç 13 puan -26Takımımız Gol KrallığıCan Erdem 17 golAli Küçik 13 golÖmer Karancı 3 golGökhan Çalışır 2 golMehmet İncebacak 2 golOnur Bayramoğlu 2 golÖmer Faruk Özgen 2 golSezer Özmen 2 golBatuhan Karadeniz 1 golCaner Turp 1 golCumali Bişi 1 golNecip Uysal 1 golOğuz Ceylan 1 golOrhan Gülle 1 golSamet Bülbül 1 golTevfik Doğukan 1 golUmut Kaya 1 gol

]]>
Tue, 09 Mar 2010 20:22:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7279/kasmpaaya-patladk-2-4
Anadoludan Şampiyon İstekleri http://www.bjkbloglar.com/items/view/7292/anadoludan-ampiyon-stekleri

Her yıl tüm sporla ilgili adamların ağzındadır, "Anadoludan şampiyon çıksın". Hatta bazı teknik adamlar da bunun farkına varıp sanki bütün anadolunun başlattığı bir hareketin takımıyçasına konuşmalar yapıp "biz Anadolu'nun takımıyız" ağızlarıyla kısaca diğer takımlara selamlar gönderdi. Tabii bu selamları almayan dürüst ve namuslu takımlar izin vermedi bu yalakalıklara. Anadolu'dan şampiyon çıkmasına hiç bir itirazım yok, elbette olsun niye olmasın ama önce basına bakalım bu işte ne kadar samimiler.İlginç bir şekilde her sene bir Anadolu takımı parlıyor ama sadece 1 (yazıyla bir). Bunun digiturk'ün 2003'te "izlenme kaygısı" hesaplarına çok benzetiyorum. Bu takım devam ettikçe tüm kanallarda aynı ses "Anadolu'dan şampiyon". Önümüzde Anadolu'dan şampiyon olmuş bi Trabzon var. Hala daha Yunanistan'ın megalo idea'sı gibi her yıl iki maç kazansın üst üste gaza gelmeler falan.Peki bu şampiyonluk iddialarıyla gelen Anadolu takımlarına gösterilen ilgi nedir? Anadolu takımı gözüyle maçlar izledim; Manisa Spor'un büyük takımlarla maçlarına baktım; Anadolu takımının hiç bir pozisyonu tekrarlanmıyor, hiç bir önemli anı özetlerde yer almıyor. Yorumcular Anadolu takımının olumlu yanlarına değinmiyor bile. Hep büyük takım kötü anadolu takımı hiç iyi olmuyor. Sorsan derler "izleyici büyük takımda daha fazla". Kitle de doğal olarak oraya yöneliyor, e hani şampiyon istiyorduk Anadolu'dan?..Neyse demek ki yayıncı kuruluş istemiyormuş diyelim. Peki diğer kanallarda TRT'de bile bunlardan bahsedenler sizler ne yapıyorsunuz? Umurunuzda değil Anadolu takımları. Doğru düzgün konuşmayı bırak pek çoğu maçını özetten izliyor.Bu istekler hevesler neden nereden peki? Tabii ki bunlar da TV dünyasının seyirciyi tutma oyunları. Anadolu'ya ilgi gösteriyoruz hesapları. Yani isteklerinde hiç de samimi değil bu adamlar, dertleri yine aynı. Anadolu kimin umurunda ki? Anadolu'dan şampiyon isteyen adam ona ilgil gösterir, maçını takip eder, öyle göstermelik yorum yapmaz.

]]>
Tue, 09 Mar 2010 19:50:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7292/anadoludan-ampiyon-stekleri
Beşiktaş - Belediye http://www.bjkbloglar.com/items/view/7297/beikta-belediye

Beşiktaşım senin içinHerşeyimden vazgeçerimSenin için her zaman heryerdeÖlüme bile giderimBelki gözlerim dolacakBelki güneşim solacakBenim bir tek hayalim var o daKARTAL ŞAMPİYON OLACAK

]]>
Tue, 09 Mar 2010 19:47:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7297/beikta-belediye
2010 CL Final Maçının resmi TOPU http://www.bjkbloglar.com/items/view/7285/2010-cl-final-macnn-resmi-topu

2010 Şampiyonlar Ligi final maçının resmi topu eski Real'li fitbolculardan Fernando Hierro ve Emilio Butragueñ'un da katıldığı törende tanıtıldı.2010 Final maçı MAdrid'in Santiago Barnebau stadında..

]]>
Tue, 09 Mar 2010 18:38:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7285/2010-cl-final-macnn-resmi-topu
Karikatür # 41 (Kere Maşallah) http://www.bjkbloglar.com/items/view/7278/karikatur-41-kere-maallah ]]> Tue, 09 Mar 2010 17:44:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/7278/karikatur-41-kere-maallah