BJKBLOGLAR http://www.bjkbloglar.com/feed en-us http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss Sweetcron pancudaniel@gmail.com Hayırlı Olsun http://www.bjkbloglar.com/items/view/9615/hayrl-olsun ]]> Sat, 19 Mar 2011 19:03:00 +0200 http://www.bjkbloglar.com/items/view/9615/hayrl-olsun Transfer dedikodu yarışması http://www.bjkbloglar.com/items/view/10397/transfer-dedikodu-yarmas

Sevgili Ekşibeşiktaş ahalisi,Sıcakların tepemize tepemize vurduğu bu zalim Temmuz ayında biraz olsun serinlemek, sıkıcı gündemden uzaklaşmak için yeni bir yarışma başlatıyoruz. Şimdi yaratıcılığınızı konuşturma zamanı. 1 Ağustos tarihine kadar en gudik, en fantastik transfer dedikodusunu oluşturan arkadaşımızı birinci seçeceğiz. Bu postun altına yaptığınız yorumlarla güzide yarışmamıza katılabilirsiniz. Başka bir takımın transferi bizi ilgilendirmiyor, yaratacağınız dedikodunun Beşiktaş ile ilgili olması gerekiyor. Herkese bol şans...

]]>
Fri, 30 Jul 2010 09:29:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10397/transfer-dedikodu-yarmas
İyi Polis Kötü Polis: Plzen Deplasmanı http://www.bjkbloglar.com/items/view/10518/yi-polis-kotu-polis-plzen-deplasman

İYİ POLİS-Beşiktaş hala hazır değil, giden gelen futbolcular tam belli olmadı, Schuster doğal olarak sistem arayışı içinde. Hocanın hala takımda bazı futbolcuları hiç deneyememiş olması da mazeret sayılabilir.-Erhan Güven diğer maça göre daha iyiydi. Oldukça etkili kanat bindirmeleri yaptı, ortaları vasatın üstündeydi.-Quaresma, özellikle ilk yarıda İbrahim Üzülmez'in ilk yarıda çakılı oynaması yüzünden iki rakip oyuncunun arasında fazla etkinlik gösteremedi. İkinci yarıda ise iç kısma daha fazla hareket edince hem topun Beşiktaş'ta daha fazla kalmasını sağladı hem de etkili paslar verdi. Penaltı pozisyonunda vücudunu çok iyi kullandı.-Beşiktaş'ın yediği gol fazla eleştirilmemeli. Rakibin zekasını takdir etmek lazım.-Hakan sezona çok iyi hazırlanmış, özellikle yan toplarda eskisine göre özgüveni daha da artmış.-İkinci yarıda tek bir rötuşla bütün oyunun hakimiyeti Beşiktaş'a geçti, oyunu rakip alana yıkma konusunda daha çok varyasyon oluşturulmalı.-Beşiktaş İstanbul'da turu rahat geçer.KÖTÜ POLİS-İbrahim Üzülmez ile Quaresma olmuyor, olamaz.-Hem teknik direktör hem de takım rakibi çok fazla küçümsemiş, ciddi bir hazırlık süreci yaşanmamış.-Dünyanın en kötü takımına bile tek savaşçı orta saha oyuncusuyla çıkılmaz. Delgado, Guti'ye nöbetini devrettikten sonra bu takımda ne yapacak?-Mert Nobre hiçbir şekilde artık Beşiktaş'ın as oyuncusu olamaz. Bu kadroda ancak vasat bir yedek olabilir.-Schuster maça Delgado yerine Tabata ile başlamalıydı.-Oyunu rakip sahada kurmayı hedef yapan bir hocanın takımı, 5 defans ve 5 hücumcudan oluşmaz, oluşmamalı.-Beşiktaş kendi sahasından rakip yarı alana yarım saatte geçiyor. Bu kadar monoton paslaşma bu kadro yapısına yakışmıyor.-Hava toplarının tamamına yakınını yine rakip aldı, Beşiktaş hem ofans hem de defans açısından hala serbest vuruşlara çalışmıyor.-Sadece Guti'nin gelmesi bütün dertleri bitirmeyecek, hala bu takımın çok iyi bir sağ beke ve hava toplarına hakim, yapılı bir golcüye ihtiyacı var.-Gidecekler, gelecekler bir türlü belirlenmediği için yabancı oyuncuların birçoğu maça adapte olamıyor. Bir an önce operasyon gerçekleştirilmeli.

]]>
Fri, 30 Jul 2010 00:14:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10518/yi-polis-kotu-polis-plzen-deplasman
Kaleciler Ne İş Yapar? http://www.bjkbloglar.com/items/view/10515/kaleciler-ne-yapar

7 dakikada 5 gol, 90'dan sonra 2 gol... Mahalle maçlarındaki "işte kaleci, muhallebici" tezahüratı geldi aklıma...

]]>
Fri, 30 Jul 2010 00:13:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10515/kaleciler-ne-yapar
Nerede Kalmıştık? http://www.bjkbloglar.com/items/view/10517/nerede-kalmtk

Evet, çok kısa süre içerisinde "Sensiz geçen günlerin..." kıvamından, "sinir hastası olacağım!" bölümüne geçtik. Geçen sene, nasıl ki kahreden bir görüntü sergilemişse Beşiktaş, bu gece de özellikle ilk yarıda benzer bir görüntü sergiledi.Hocanın yeni olduğu, dönemin yeni başladığı, takımda yeni oyuncular olduğu bir gerçek. Zaten niyetimiz büyük harflerle eleştirmek de değil. Sadece merak ettiklerim var. En çok da Tayfur Havutçu'nun ne işe yaradığını merak ediyorum. Daha doğrusu Beşiktaş'taki görevi nedir, misyonu nedir, ne yapıyor kendisi? Çünkü şu an için görünen hiçbir şey yapmadığı.Beşiktaş, bugüne kadar oynadığı tüm maçlarda farklı kadrolar ile sahaya çıktı. Hadi bunlardan hazırlık maçlarını çıkaralım. Geriye bugün ki ile beraber 3 maç kalıyor. 3 resmi mücadele. Netleşen bir tablo yok ortada. Geçen yıl Mustafa Denizli'nin en çok eleştirilen yönlerinden biriydi bu. Sene bittiğinde herkes 2 ismi direk yazıyordu 11'e. Ferrari ve Ernst. Şimdi Ferrari düşünülmeyen adam, deplasmandaki Vikingur maçında ikinci yarı oyuna giren adam. O'nun yerine kalacağı söylenen Zapo, sadece deplasmandaki Vikingur maçında oynadı. Ernst, hep yalnız adamı sergiledi bu maçlarda. Bir İsmail oynadı, bir Deli. Delgado, hep oynadı. Gerçi yoklar kısmında başarılıydı hakkını yemeyelim.Tamam, hoca bunların hepsini takımı tanımak için yapıyor. Peki bu sırada Tayfur Havutçu ne yapıyor? Görülen o ki, hocanın işini kolaylaştıracak tek bir hamlesi yok. Ferrari neden kesildi merak ediyorum. Yetersiz görüldü ise, hocanın kafasındaki sistemde yok ise; tam tersi olanı Zapo veya Toraman mı? Tayfur Havutçu, geçen sene Ferrarili ve Ferrarisiz dönemden hiç söz etmedi mi? Toraman'ın mücadele gücünün çok yüksek olduğundan; ancak stoperde el bombası kıvamında olduğundan bahsetmedi mi? Ernst'in orta sahada tek başına olmasının yetersiz olacağından, Beşiktaş'ın şampiyonluğunun Cisse-Ernst orta sahası ile geldiğinden söz etmedi mi? Nobre'nin rüyalarda bile golcü olmadığından az da olsa bahsetmedi mi?Tayfur Havutçu'ya yükleniyor gibi bir hava oluştu, farkındayım. Ancak kendisinin yetersiz olduğu kanısındayım. Hocanın işini kolaylaştıran bir havası yok gibi. Yok, eğer tam tersi ise, bütün anlatılanlara rağmen, çabalara rağmen bu çıkıyorsa; bu sene bizim için daha ızdıraplı geçecektir.Henüz 3. maçta karamsarlığa kapılmak falan değil bu. Bu gece olumsuz anlamda bize yansıyanları çok daha derinlemesine düşünecektir hoca muhakkak ki. Umutlar bu yönde.

]]>
Fri, 30 Jul 2010 00:06:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10517/nerede-kalmtk
Transfer dedikodu yarışması http://www.bjkbloglar.com/items/view/10430/transfer-dedikodu-yarmas

Sevgili Ekşibeşiktaş ahalisi,Sıcakların tepemize tepemize vurduğu bu zalim Temmuz ayında biraz olsun serinlemek, sıkıcı gündemden uzaklaşmak için yeni bir yarışma başlatıyoruz. Şimdi yaratıcılığınızı konuşturma zamanı. 1 Ağustos tarihine kadar en gudik, en fantastik transfer dedikodusunu oluşturan arkadaşımızı birinci seçeceğiz. Bu postun altına yaptığınız yorumlarla güzide yarışmamıza katılabilirsiniz. Başka bir takımın transferi bizi ilgilendirmiyor, yaratacağınız dedikodunun Beşiktaş ile ilgili olması gerekiyor. Herkese bol şans...

]]>
Fri, 30 Jul 2010 00:00:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10430/transfer-dedikodu-yarmas
Maç Geyiği: Viktoria Plzen - Beşiktaş http://www.bjkbloglar.com/items/view/10514/mac-geyii-viktoria-plzen-beikta

Normalde maç sonrası yazdıklarımı bu başlıkta yazarım. Çünkü bir, azamiyetle geyiktir, iki, futboldan üst düzeyde anladığımı düşünmem. Ciddi maç analizi arayan Noat'ı okur mesela, ben de okurum.Lakin bu maçtan sonra geyik falan da hak getire.* Neftçi Bakü maçından beri "Ernst - Delgado" ortasahasını "deniyor canım, rakip zayıf diye" falan sindirme girişimleri oldu. Fakat bu maçtan sonra ciddi bir soru gündeme geliyor.Eğer Schuster bu maçta da rakibi zayıf gördüyse, rakip analizi yapmış mıdır? Yok eğer "Ernst - Delgado" ciddi bir fikri oldu ise, bu adama Delgado'nun handikaplarını anlatan bir kişi yok mudur?İki "defansif" ortasahaya gerek yok illa. Schweinsteiger'den de ortasaha yaratıldı, ve bunun doğru olduğu görüldü mesela. Fakat Delgado'nun, ortasahanın ortasında ne verebileceği ümit edilmekteydi ki?Schuster ne denedi, ne düşündü, ne istedi?Bunun yönlendirdiği başka bir soru var. Bu düzende, Ernst'in partneri Guti olacak. Guti o fiziksel gereksinimleri karşılayacak bir futbolcu mu? Eğer Ernst - Necip ortasahasına dönülmek zorunda kalınırsa, ve de Fink tahmin edildiği gibi gönderilirse, Ernst'e bir hal olduğunda ortasahamız Necip - Uğur mu olacak?Türkiye'de Plzen gibi çok takım var. Acayip şeyler olur, felaketimiz olur.* Toraman - Sivok ideal stoper çifti midir? Schuster bu ikilinin oynadığı maçlar hakkında bilgi/görüntü sahibi midir? Toraman ya da Sivok'un yedeği Zapo mudur? Ferrari'yi kazanmak için çok mu geç? Ya da Ersan Adem iyi midir?* O kadar transfer yaptık, hala daha diken üstünde maç izliyoruz. beautiful zamanında iyi demişti "Beşiktaş adının olduğu her yerde acaba vardır" diye.Kadro planlamasının zaafları, Quaresma ve Guti büyüsü geçtikçe açığa çıkmakta, tırnaklar mideye inmekte.(demişken noat'a da pas atalım, güzel bir analiz yapmış gene.)* Bir de şu illüzyon var. Uzun süredir defansif kimliğimiz ön plana çıktığından, Beşiktaş taraftarının "ofansif futbol" açlığını anlıyorum. Lakin gördük bugün de, ofansif futbol yok, topa sahip olunan futbol var. Hıncal Uluç gibi herkesten 1982 Brezilyası beklemek yanlış.Quaresma misal, bugün iyi oynadı. Lakin çalım denemelerinden, ribona'larından, trivela'larından alınan verim ortada. Her zaman papaz pilav yemiyor, herkes Vikingur değil.O yüzden geçen seneki Galatasaray taraftarı ilüzyonundan şiddetle kaçınılması önerimdir. Hele ki hala daha Robinho sayıklayan varsa ben posterini yollarım ama yeter ki sussun.

]]>
Thu, 29 Jul 2010 23:42:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10514/mac-geyii-viktoria-plzen-beikta
Viktoria Plzeň - Beşiktaş http://www.bjkbloglar.com/items/view/10516/viktoria-plze-beikta

Maç yazısını sıcağı sıcağına girmek lazım yoksa takıma olan sinirim azalacak. Öncelikle şunu diyeyim Mustafa Denizli zamanında kısır futbol gördük hatta şut çekmeden maç bitirdiğimiz oldu. Ama defansta Fink-Ernst ve Ferrari-Sivok uyumuyla pozisyon da az veriyorduk. Zira ligin en az gol yiyen takımı olarak bitirdik sezonu. Sezon başı, yeni teknik direktör, yeni mantelite. Hepsini anlarım ama Tayfur Havutçu hiç mi Schuster'e akıl vermez. Bu takım tek ön liberoyla hele önünde yalancı futbolcu Delgado oynarken oy-na-ya-maz, oy-na-ya-mı-yor. Defansif anlamda bu kadar rezil bir Beşiktaş son 2-3 yılda hiç görmemiştim. Allah'tan Hakan Arıkan günündeydi. Yoksa 2 gün önceki Guti'nin imza töreninde ortaya konan UEFA Kupası hedefi daha ön eleme turunda son bulacaktı. Quaresma'nın kişisel çabasıyla ilk yarının son dakikasında penaltı kazandık. Devre olmadan soyunma odasına 1-1 gitmemiz iyi oldu. İkinci yarı rakip duran top dışında etkili olamadı. Etkili oldukları pozisyonlarda da Hakan Arıkan yine iyiydi. Rakip açısından olaya bakıyorum. Football Manager'da böyle bir maç olsa ve maç 1-1 sonuçlansa muhtemelen kaydetmeden kapatırdım. Maç skoru olarak 1-1 çok ama çok aldatıcı. Bizim açımızdan çok iyi skor, tabi eğer Schuster'in aklı başına geldiyse...Şu maç da gösterdi ki bu takımda Delgado'nun kesinlikle yeri yok. Abu Dhabi'ye mi gidiyor nereye gidiyorsa gitsin, gerekirse zarar edilsin -hangi futbolcudan kâr etmişiz ki- ama gönderilsin. Kör göze parmak sokana kadar taraftarlar mı isyan edecek yönetim mi el koyacak bilmiyorum ama kesinlikle Sivok-Ferrari ikilisi bozulmasın. Fink takımda kalsın. Yolcular Delgado-Holosko-Zapotocny olsun. Kalan yer için 1 yabancı pivot santrafor bir de yerli sağ bek (nereden bulunacaksa) alınsın. Takım kesinlikle ve kesinlikle 2 ön libero çıksın önlerinde kim oynarsa oynasın. Genç yaşta kanser olmamak adına; önce defans... Rövanşta bol şans Beşiktaş'ımıza. Çünkü mevcut taktik ve sistemle çıkılırsa gerçekten şansa ihtiyacımız olacak. Son olarak; teşekkürler Hakan Arıkan...

]]>
Thu, 29 Jul 2010 23:39:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10516/viktoria-plze-beikta
İlk Yarı Özeti http://www.bjkbloglar.com/items/view/10513/lk-yar-ozeti
  • Efendim biz defansı önde kuracağız, o yüzden Ferrari'ye gerek yok. Sivok - Toraman tandemi yeterli ya, Zapo'yu da koy kral oluruz.- Ortasahada iki düz adam fazla ya, top hakimiyetine ne gerek var, o yüzden Fink'e gerek yok. Geri koşmak, dönen topları almak, direnç falan bunlar futbolda önemsiz şeyler.
]]>
Thu, 29 Jul 2010 22:09:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10513/lk-yar-ozeti
Avrupa Ligi 3. Ön Eleme: Viktoria Plzen - Beşiktaş http://www.bjkbloglar.com/items/view/10463/avrupa-ligi-3-on-eleme-viktoria-plzen-beikta ]]> Thu, 29 Jul 2010 21:30:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10463/avrupa-ligi-3-on-eleme-viktoria-plzen-beikta Yare Mektup Var http://www.bjkbloglar.com/items/view/10510/yare-mektup-var

Merhaba SevgiliVarlığının içinde yokluğunun ilk günlerini yaşıyorum, sessiz, kederli ve aşık. Gözlerime bakarken gözlerin,her daim bakışlarını özlüyorum. Ay vardı dün gece,kırmızıya çalsada rengi, parlaktı,aydınlatmaya yetiyordu kararmış yürekleri. Ya da bana öyle geliyordu bilmiyorum.Zaten o kadar çok şey var ki bilmediğim,bilemeyip,çırpınıp içinde kaybolduğum.Ardından sustuğum,pustuğum o kadar çok şey var ki... Gecenin karanlığında ayın suretine yükledim seni,oradan bakıp giderdim özlemimi.Ben baktıkça sen güldün, ben baktıkça ay güldü, ay durdukça ben baktım.Hiç girmedi araya kara bulutlar,kesilmedi ışığım. Sabah oldu,ay uzaklaştıkça uzakların dibine,vurdum yine bir şişe rakının dibine.Giden aydınlığın,aydınlığının şerefine... Ben her gece ayın gölgesinde seni izliyor olacağım,seninle dolacak odam,gecem,rüyam.Sen de bakarsın belki geceleri aya,gözün dalar.Kim bilir belki aklına gelirim o an,için yanar...

]]>
Thu, 29 Jul 2010 20:22:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10510/yare-mektup-var
Voleybol'da 4 Transfer! http://www.bjkbloglar.com/items/view/10508/voleybolda-4-transfer

Bu sezon biraz geç kalmıştık transferler için. Ezeli rakiplerimizden Fenerbahçe yaklaşık 1 ay önce transferi bitirdi. Galatasaray ara ara transfer yapmasına rağmen baya yol katetti. Biz yabancı oyuncularımızı belirlemekte dahi çok geç kaldık, ki bunun bir de yerli piyasası var.Neyse, zararın neresinden dönersek kar'dır diyelim. Sonuçta Voleybol şubemizdeki yetkili kişiler transferleri bir an önce yapmak isterdi ama muhtemelen bütçe ayarlamaları imkan vermiyordu.Transferlerimizin 3'ü yabancı, 1'i yerli. 4 oyuncu'dan 2'si Erkek 2'si Bayan Takımımıza.Sinem Barut (fotoda solda): Geçen sezon Ankaragücü'nde oynadı, orta oyuncu olarak görev yapıyor, 1986 doğumlu.Olga Savenchuk (fotoda ortada): Ukraynalı oyuncu geçen sezon -bu nasıl takım ismi yahu :)- Severodonchanka Severodonec takımında oynadı, 1988 doğumlu ve pasör çaprazı olarak görev yapacak takımımızda.Leonardo Caldeira (fotoda): Olympiakos'tan transfer ettiğimiz Leanardo Brezilyalı ve 1982 doğumlu.Cala Gerardo: Küba asıllı Abd'li oyuncuyu Iraklis'ten almışız. 2.05 boyunda ve 1984 doğumlu. Calderia gibi Gerardo da smaçör pozisyonunda oynuyor.Erkek Takımımız, bu iki transferinden önce Milli Piyango'dan Şevki Pehlivanoğlu ile anlaşmıştı. Böylece geçen sezonki kadrosundaki birçok oyuncuyu takımda tutan Takımımız, 3 transfer yapmış oldu.Bayan Takımımız ise büyük bir değişimin içinde ve yapılan bu iki transferle takımdaki sözleşmeli oyuncu sayısı 6'ya yükseldi. Dolayısıyla Bayan Takımımız'a birçok yeni oyuncunun daha katılması bekleniyor...

]]>
Thu, 29 Jul 2010 18:58:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10508/voleybolda-4-transfer
Mezarcı http://www.bjkbloglar.com/items/view/10509/mezarc

Real Madrid ve Aziz Yıldırım özentisi tribün ve transfer şovunuza devam edin. Sizin asıl işinizin yukarıdaki gibi olduğunu ben iyi biliyorum.Klübü borç batağına soktunuz. Altı yılda borç 16 milyon dolardan 220 milyon doları buldu ve geçti bile. Ortada ise ne bir borç yönetimi, ne bir yatırım ne de bir başarı var. Sadece çöpe giden hayaller, umutlar ve kaynaklar var. Fulya, futbol takımı ve transferler, stad projesi, amatör branşlar, Kartal Yuvası, BJK TV vs vs... Del Bosque tazminatından Tabata fiyaskosuna kadar hepsinde rezil oldunuz, bizleri rezil ettiniz.Yetmiyormuş gibi başkalarına özendiniz. "Beşiktaşlılık duruşu" diye bir paravan yarattınız ve her seferinde arkasına sığındınız. Herkesin bize olan saygısını bitirdiniz. "Beşiktaşlılık duruşu" diye diye Beşiktaş'ın içini boşalttınız! Kendi taraftarınızı kendi stadınızda çapulculara yedirdiniz!Ey elleri ve kolları görünen zombiler,Zombi geldiniz, zombi gideceksiniz. Sizler için Cypher'dan geliyor: "Ignorance is bliss (Cehalet erdemdir)." Zaten yaşamıyorsunuz ki...Yetmez Demirören yetmez! Daha çok kaz, daha derin olsun!Tehlikenin Farkında MısınızTehlikenin Farkında Mısınız II

]]>
Thu, 29 Jul 2010 18:44:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10509/mezarc
Prag Seferi http://www.bjkbloglar.com/items/view/10507/prag-seferi

Beşiktaş son 10 yılda üçüncü kez Prag semalarında görülüyor. Önceki iki maç Lucescu zamanında Şampiyonlar Ligi'nde eşleştiğimiz Sparta Prag ve Uefa serüveninde eşleştiğimiz, şehrin diğer büyük takımı Slavia Prag deplasmanlarıydı...Slavia Prag'a dışarıda 1-0 yenilmiş, içeride Daniel Gabriel Pancu'nun Beşiktaş tarihinin en iyi oyunlarından birini sergilemesiyle 4-0 öne geçmiş ama bir Beşiktaş klasiğiyle 4-2 kazanmıştık. Karşılaşmanın son dakikalarında rakip bir gol daha atmış ama hakem yardımımıza koşup abuk bir aktif alan yorumuyla golü iptal etmişti.22 Ekim 2003 Sparta Prag Beşiktaş Maç TuruBiz karşılaşmadan bir kaç gün önce gidiyoruz. Tur, maçla geziyi harmanlamış durumda. Maçtan çıkıp ta İstanbul'a döneceğiz. Yaklaşık 50 kişilik bir kafileyiz. Prag'da otelimize yerleşirken farkediyoruz, tüm tur şirketleri belli otellerle anlaşma yapmış. Otel Türk ve Beşiktaş'lı kaynıyor, spor yazarları falan da aynı otelde...Bir ara babam bana sesleniyor, "Vedat Okyar'ın ayakkabısının altı yırtılmış, iletişim kuramıyorlar, bi yardım etsene..." Çat pat konuşuyoruz, hallediyoruz...Resmi Siteden AlınmıştırPrag sokaklarında dolaşırken farkediyorsunuz ki, duvarlarda "Çarşı" yazıları var. Soruyoruz, bizden 8 ay önce Slavia maçı için gelen kafilenin marifetiymiş... Gülümsüyoruz.Rehberlik yapan kişiye Sparta Prag takımını soruyorlar... "Zor maç" diyor. "Abi yaşlı Poborsky'e kalmışlar işte" diyor aramızdan biri... Rehber önce bir kaç saniye duruyor ve "Çekler disiplinli insanlardır. Kendilerine çok iyi bakarlar. Yaş, Poborsky için bir handikap değil" diyor... "Maçta görürsünüz zaten."Yavaş yavaş maç saati yaklaşıyor... İstanbul'a dönmek üzere bavulumuzu topluyoruz, otelden ayrılıyoruz, bavulları otobüse yükleyip stadyuma gidiyoruz. O ara duyuyoruz ki, Sergen 8 ay önce Slavia maçı için Prag'a geldiğinde kumarhanede çok büyük bir miktarda para bırakmış...Aynı kafilede bulunduğum insanlar bana bugünün Beşiktaş'ı hakkında fikirler veriyorlar. Bu kişiler baba, ana, kız-oğul şeklinde bir aile tablosu çizseler de, babanın stad çevresinde hiç lüzumu ve anlamı yokken "hepiniz orospu çocuğusunuz" şeklindeki tezahüratı beni insanlığımdan utandırıyor. Oysa adam 10 yaşındaki kızından utanmıyor. Çek taraftarlar da haliyle, "ne oluyor?" diye anlamsız anlamsız bakıyorlar. Onların ne Beşiktaş'a küfretmeye, ne kavga etmeye niyetleri yok. Ben, etrafta bulunan herkes adına utanç duyarak babamla giriş yapacağımız kapıya doğru ilerliyorum... İşte o adamlar bugün yönetim kurullarında bulunan, bulunmasa da ilişkiler içinde olan, yönlendiren, insiyatif koyan insanlar.İçeriye giriyoruz. Çoğunluğu gurbetçi. Kimisi Fenerli, kimi Galatasaraylı... Sağdan soldan gelmişler... Kiminin futbolla alakası yok, kimi Beşiktaş'tan kimseyi tanımıyor...Maç başlıyor. O dönemler Sergen maestro tabii. İlk yarıda Ahmet Dursun'a 2 adet alda at pası veriyor. Ahmet Dursun da kariyer gelişimini doğrular nitelikte hareketlerle ikisini de kaçırıyor. Saçımızı başımızı yoluyoruz. Zira Prag deplasmanında alınacak bir galibiyet bize Beşiktaş tarihinin en büyük başarısının yolunu açacak.İlk yarı golsüz eşitlikle sona eriyor. Devre arasında Ahmet Dursun'un şimdi mi, İstanbul'a döndükten sonra mı protesto edileceğinin tartışması yaşanıyor. Karar, protestonun İstanbul'a ertelenmesi yönünde...İkinci yarı başlıyor, maç esasında ortada. Lakin artık pozisyona giremiyoruz. Rakibin fizik gücü kuvvetli ve Poborsky gibi bir kozları var. Yavaş yavaş oyuna ağırlığını koymaya başlıyor. Nitekim golü yiyiyoruz. Yenik duruma düşünce taraftarın Ahmet Dursun kızgınlığı daha da artıyor; "O golleri atamayacaksın da neyi atacaksın be adam..!"Sergen bahis oynamış mı oynamamış mı bilinmez ama golü yememizin akabininde kişisel becerisle penaltı alıyor. Pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yok aslında. Pancu vuruşu gole çevirince tekrar mutlu oluyoruz: 1-1.Çekler giderek artan oyun temposunda iyiden iyiye ağırlıklarını koymaya başlıyorlar. Orta sahamızda derin boşluklar oluşmaya ve Ronaldo-Zago gibi oyunculardan oluşan yaşlı savunmamızın üzerine kaldıramayacakları bir yük binmeye başlıyor. Bu takımın da adı Beşiktaş ise, o durumlarda gol yemeden maçı bitirmesi imkansızdır öyle değil mi? Soldan gelen ortaya dokunan Poborsky hem skoru 2-1 yapıyor, hem rehberi mahçup etmiyor, hem de Ahmet Dursun tepkisini hortlatıyor... Alacağımız maçı veriyoruz.Artık havaalanındayız. Havaalanı da Beşiktaşlı kaynıyor. Herkes dertli. Biri soruyor; "Şu takımda futbol oynayan tek bir adam sayabilir misin?"Ben de cevaplıyorum; "Giunti ve Sergen işte...""Tamam, onlardan başka?"Yok"Yurda dönüyoruz...

]]>
Thu, 29 Jul 2010 15:00:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10507/prag-seferi
Sapla Samanı Karıştırma(k) http://www.bjkbloglar.com/items/view/10506/sapla-saman-kartrmak

"Yetmez Demirören" ile başlayan bir kırgınlık oldu son zamanda Beşiktaş'ta. Bunun bir ironi olduğunu çözemeyen arkadaşlar var. Evet Yetmez... Yıllardır istenen yıldız transferler yetmez. Bunu bu kadar derine indirmeden anlamayan insanlar var. Fakat onlarda haklılar... Bir kulak arkası kalmışken , böyle söylemlerin içerisinde olan bir tribüne kırgınlıklar olur. Yalnız şunu anlamak gerek. Orada bağıran arkadaşların Denizli maçında dayak yediklerini görmezden gelemez kimse... Paralı adamlara karşı elinden geldiğinde direnmelerini kimse gözardı etmemelidir. Dediğim gibi bu bir ironidir. Beşiktaş taraftarının yıllardır sergilediği muhalif tavrı, çalınan bir parmak bal değiştiremeyeceği gibi, bu heyecanı yaşamasıda engellenemez...Dikkat ettiyseniz Guti'nin imza töreninde "Yönetim Uyuma , Basketbola Sahip Çık" seslerini duyarsınız kulak iltihabınız yoksa... Yalnız orada dikkat edilmesi gereken şudur ki, Guti konuşmaya başlayacakken Yıldırım Demirören'in tribünlerin yaptığı tezahüratı kesmemek adına ( ki orada "Yetmez Demirören" denilmekteydi ) Guti'nin koluna dokunmasıdır. Bu ileride sıkıntı yaratacak bir durumdur. Bu durum ileride Beşiktaş taraftarının yüzüne vurulacaktır. Fakat Beşiktaş taraftarının "öz"ünü kavrayabilen bir insan bu tezahürata bu kadar takılmamalı... Yıllardır özlenen görüntü, istenen devrim budur. Evet ben Beşiktaş'ı özkaynak'tan sevdim. İstediğim daima budur. Yalnız bu projeyi gerçekleştiricek babayiğitleri bulmak zorken bu naylon dönemde, fazla fantastik olur bu istek... İşin özünü kavramak gerek... Beşiktaş yaptığı transferler ile dünya çapında sükse yapmışken, içten gelen uğultular ile bunu ayyuka çıkartmamak gerek. Keza o renkli arkadaşlarınızın gazı ile hareket ederseniz en fazla atacağınız adım "6" olur. 7'de tökezlersiniz. Herkes önce kendi kapısının önünü süpürmeli... Ki sonra komşusuna laf desin... Beşiktaş hiç bir zaman Galacticos olmamıştır. Bundan rahatsızsanız eğer, dillendirmeyeceksiniz "yıldız" diye... Ama eğer ki şartları göz önünde bulundurup , sağlıklı düşünmenize olanak tanırsanız şirinleri bile görebilirsiniz... Yıldırım Demirören'ci bir tavrum yok. En ağır kelimeleri dillendirmek istesemde, Beşiktaş başkanı diyip geçiyorum. Fakat kötü gördüğümüz herşeyi zamanında yapabiliyorsak, o tezahüratında zamanında yapıldığını düşünenlerdenim. Beşiktaş taraftarı makyaj yapılsada altında ki o çirkin suratı görecek kadar keskin bakar olaylara... Üstelik sezon başlamak üzereyken, bir tavır alınması kanaatinde olan zihniyetlerin 3. büyüğü kendileri yaratmakta olduklarını hatırlatırım... Elbette Beşiktaş kötü yönetiliyor, yönetilecek de.. Yıldırım Demirören kesinlikle fişlenmiş bir başkan. Hem kurumsal olarak kötü, hem sportif olarak başarısız bir dönem Demirören dönemi... Yalnız daha önce ki tavırlara , muhalifliğe bakıldığında Beşiktaş'ı yalnız koymamak, 3. büyüğü kendimizin yaratmaması adına bu tribün herşeyi sineye çekmiştir. Zamanı geldiğinde de hesabını elbet soracaktır. Atlatmış olduğumuz seçim ve sezona dair gelişmeler benide tedirgin etsede o ruhun kaybolmayacağına inananlardanım. Beşiktaş kimsenin tekeli olmamalıdır. Dikkat çekmek istediğim bir noktada... İnsanoğlu'nun memnuniyetsizliği... Demirören'den başkasıda gelse şu takıma sorun 0 seviyesine indirilemez. Fakat Demirören'in yaptığı tek olumlu gelişme olarak gördüğüm ve zamanında da iki kelam ettiğimiz "İstişare Heyetleri"dir. Bir nebze dizginlemek adına oluşturulmuş güzel bir projedir. Ve dikkat ederseniz herkesin rengini belli ettiği şu dönemde, Beşiktaş'ın yer almadığı medya'ya karşı bir tutum sergileyen bu proje meyvelerini verecektir ilerleyen günlerde...Aslında yaz sil yaz sil yapa yapa en sağlıklı duruma getirdiğime inanmasamda bu yazıyı, okuyan herkese teşekkür ederim. Kafa karışıklığı, üzerine seçeceğin kelimeleri süzmek insanı yoruyor.. :)

]]>
Thu, 29 Jul 2010 12:19:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10506/sapla-saman-kartrmak
Gitme Desem Canım ... http://www.bjkbloglar.com/items/view/10505/gitme-desem-canm ]]> Thu, 29 Jul 2010 11:39:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10505/gitme-desem-canm Sesimizi Duyan Yok Mu? http://www.bjkbloglar.com/items/view/10504/sesimizi-duyan-yok-mu

Göz göre göre adamı pazarlıyoruz, her sabah çıkan haberleri görüp kafamı duvarlara vurasım geliyor. Son haberler ürkütücü, Yunan takımlarının Ferrari için görüşmeye gelecekleri yazılıp çiziliyor. Kaliteli ve yaşı belli bir noktaya gelmiş oyuncuyu ucuza alma konusunda bizden bir kaç gömlek üstün olan bir ülke Yunanistan ve Ferrari konusunda ciddilerse bizim elit yönetim kadromuz! üçe beşe bakmaz anında bırakıverirler kapı gibi adamı. Şu aşamada, mevcut stoper kadromuzla bu transfere onay vermek tam anlamıyla bir katliamdır, bir çuval inciri bok etmektir.Şu güzel görüntüyü bozmanın bi manası var mı?Gidişat böyle olursa iki hafta sonraki durumumuz da buna benzeyecek üzgünüm...(bkz. gollerimi açeydim böyle iki yena getme deyeydim)

]]>
Thu, 29 Jul 2010 11:18:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10504/sesimizi-duyan-yok-mu
Nostalji 21 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10512/nostalji-21

Eskilerden gidiyoruz...Ne güzeş başlamıştı halbuli Şampiyonlar Ligi maceramız.. iç sahada 2 maç 6 puan ama çıkamadık gruptan...

]]>
Thu, 29 Jul 2010 10:42:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10512/nostalji-21
Young Boys - Fenerbahçe : 2-2 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10500/young-boys-fenerbahce-2-2
  • Bu arada Bursa'dan gol haberi mi var ? İki iki mi , iki iki mi ? İki iki Bursa'da , Bursa'dan gol haberi var Koray sanırım , doğru mu ?- Yok doğru değil .- Değil mi ?- Doğru değil , doğru değil . Hala iki bir orada skor !- İki bir mi ? İnanılır gibi değil , böyle bir maç görmedim ben ...
]]>
Thu, 29 Jul 2010 07:57:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10500/young-boys-fenerbahce-2-2
Oh No, http://www.bjkbloglar.com/items/view/10501/oh-no ]]> Thu, 29 Jul 2010 03:40:00 +0300 http://www.bjkbloglar.com/items/view/10501/oh-no